|
KARABURUN YARIMADASI
Türkiye’nin en batı kıyılarında yer alan Yarımada, Coğrafi, Tarihi ve Sosyo-ekonomik özellikleri nedeniyle, bu projenin ruhuna en uygun yapıya sahip yerlerden birisidir. Bir yandan geçmişten gelen değişken ve zengin tarih ve kültür mirasına, bir yandan da sosyo-ekonomik olarak hak ettiği payı alamayan ve almaya büyük bir gereksinimi olan insan dokusu ve halen el değmemiş bölgeleriyle gizli bir hazine gibi duran doğa…
Ayrıntılarda Anadolu’nun diğer kesimlerinden farklılıklar gösterse bile, özde hemen hemen aynı kaderi paylaşan bu yöre, alternatif turizm açısından değer bulduğu zaman daha iyi anlaşılacağı gibi, örnek oluşturabilecek birçok niteliği kendinde barındırmaktadır.
Coğrafi Yapı Ege
Bölgesi’nin Ege Denizi’ne doğru girinti yapan ve Türkiye'nin en
batısında yer alan Karaburun Yarımadası, genellikle engebeli bir
fiziki yapıya sahiptir. Denize dik olarak inen ve en yüksek tepesi 1218 m
.’ye ulaşan dağ ve tepeler, yarımadanın önemli bir bölümünü
kaplamaktadır. Ulaşım, tarım ve yerleşim gibi birçok konuya engel
gibi duran bu yapı, doğaya verdiği renk, ışık ve dinamizmi ile, eşsiz
bir güzellik ve turizm açısından bir hazine değerindedir.
Engebeli
arazi yapısı yerleşimin yüksek tepelerin eteklerine çekilerek,
akarsu deltalarının tarımsal amaçlı kullanılması Karaburun’a
bir özellik katmaktadır. Ancak ekilebilir arazi azlığı, mevcut nüfusun
göçler nedeniyle giderek azalması ve tarım ürünlerinin ekonomik değerlerini
yitirmesi sosyal yapıyı olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle yöre kalkınması
için yeni bir gelişim modelinin seçilmesi “şart” haline gelmiştir.
Zaten İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün Şehir Planlama Bölümünün
Karaburun Yarımadası ile ilgili yapmış olduğu kapsamlı bir analiz
çalışmasının sonuçlarında aynı kanıya varılmış bulunmaktadır.
|